<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Harbi Dantel &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.harbidantel.com/category/saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.harbidantel.com</link>
	<description>Harbikız&#039;ın Moda ve Örgü Dünyası</description>
	<lastBuildDate>Fri, 30 Jul 2010 15:32:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Cinsel isteği artırma yöntemleri &#8211; cinsel istek arttırma</title>
		<link>http://www.harbidantel.com/cinsel-istegi-artirma-yontemleri-cinsel-istek-arttirma.html</link>
		<comments>http://www.harbidantel.com/cinsel-istegi-artirma-yontemleri-cinsel-istek-arttirma.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Apr 2010 07:59:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Merve</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Artırma]]></category>
		<category><![CDATA[arttırma]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[isteği]]></category>
		<category><![CDATA[istek]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.harbidantel.com/?p=6797</guid>
		<description><![CDATA[Cinsel isteği artırma yöntemleri &#8211; cinsel istek arttırma Spor yapmaktan, akupunktura, beslenmeye kadar pek çok yöntemle cinsel isteği artırmak mümkün. İngiliz seks uzmanı Susan Quilliam’ın son kitabında, belli başlı araştırmaların sonucu dikkate alınarak cinsel isteği artırmanın 30 yolu anlatılıyor. “Viagra’yı boşverin sayısız yöntemle cinsel isteği artırmak mümkün” sloganıyla araştırma sonuçlarını yayımlayan İngiliz uzman, güneş ışığında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cinsel isteği artırma yöntemleri &#8211; cinsel istek arttırma<br />
Spor yapmaktan, akupunktura, beslenmeye kadar pek çok yöntemle cinsel isteği artırmak mümkün.</p>
<p>İngiliz seks uzmanı Susan Quilliam’ın son kitabında, belli başlı araştırmaların sonucu dikkate alınarak cinsel isteği artırmanın 30 yolu anlatılıyor. </p>
<p>“Viagra’yı boşverin sayısız yöntemle cinsel isteği artırmak mümkün” sloganıyla araştırma sonuçlarını yayımlayan İngiliz uzman, güneş ışığında bulunan D vitamininin erkekteki testosteron hormonunu yüzde 69 oranında artırdığına dikkat çekiyor.</p>
<p>Güneş dışında cinsel isteği artıran diğer yöntemler neler? Seks uzmanı Susan Quilliam’ın araştırma sonuçlarına dayanarak listelediği öneriler şöyle:</p>
<p>1. Ter kokusu<br />
2007 yılında California’daki Berkeley Üniversitesi tarafından yapılan araştırma sonucunda, erkeğin koltuk altından salgılanan ter kokusunun kadında değişik bir ruh hali yaratabildiği, cinsel isteği artırdığı ve beyni de bu yönde uyardığı belirlendi.</p>
<p>2. Spor<br />
Sportif aktivitelerin sadece cinsel organlara kan akımını hızlandırmakla kalmayıp, kişinin modunu değiştirerek ve iyi hissetmesini sağlayarak endorfin adlı beyin salgısını salgılamasını hızlandırdığı kaydedildi.</p>
<p>3. Hamam, sauna ve masaj<br />
Uzmanlara göre buhardan yana zengin olan hamam, sauna ve spalar kan dolaşımını hızlandırarak libidonun artmasına yol açıyor.<br />
Ayrıca, kadınların rahatlaması için masaj yapılması öneriliyor. </p>
<p>4. Alkol<br />
Yumuşak bir alkol alımı, vücutta tansiyon ve libidonun artmasına yol açıyor ve flörtöz konuşmaları cesaretlendirdiriyor. Çok fazla şarap içmenin erkekte cinsel isteğin azalmasına, kadında ise cinsel isteği artırmakla birlikte, bu birliktelikten alınacak hazzı baltaladığına işaret ediliyor. </p>
<p>5. Sihirli yiyecekler<br />
Chicago Koku ve Tat Araştırmaları Merkezi’ne göreyse salatalık kokusu kadında cinsel isteği artırmak için birebir. Ayrıca kabak çekirdeği, kavun, sarımsak, badem, Hint yemekleri olan yeşil köri ve korma libido arttırıyor. </p>
<p>6. Kan dolaşımı<br />
Yine aynı merkezde, erkeklerin penislerine kan akışının hangi yiyeceklerle yükseldiğini araştıran bilim adamları, en etkileyici kokuların ekmek, pizza, mısır, çilek ve vanilya olduğunu tespit etmiş.</p>
<p>7. Beslenme<br />
Cinsel isteği artıran diğer besin maddeleri ise istiridye, sığır eti, yulaf içeren kahvaltı gevreği, hindi eti ve kırmızı et.</p>
<p>8. Yenilikler<br />
‘Maceracı yeni deneyimlerin’ beyindeki dopamin adlı kimyasalı ve cinsel isteği artırdığı belirtiliyor. </p>
<p>9. Futbol<br />
Futbol oynamanın erkekte testosteron seviyesini yükselttiği, özellikle maçın kazanılması halinde erkekte libido artışının kesin olduğu kaydedildi.</p>
<p>10. Akupunktur<br />
Akupunktur yaptıran kadınların yüzde 25’i sekse karşı daha ilgili hale gelmenin yanısıra, kendilerini daha enerjik hissettiklerini ve daha net düşünebildiklerini belirtmiş. </p>
<p>Nevsal Elevli, Milliyet Cadde </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.harbidantel.com/cinsel-istegi-artirma-yontemleri-cinsel-istek-arttirma.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şişmanlık ve kalp hastalığı için ciddi risk</title>
		<link>http://www.harbidantel.com/sismanlik-ve-kalp-hastaligi-icin-ciddi-risk.html</link>
		<comments>http://www.harbidantel.com/sismanlik-ve-kalp-hastaligi-icin-ciddi-risk.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Feb 2010 10:06:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Merve</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[ciddi]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[Şişmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[ve]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.harbidantel.com/?p=5488</guid>
		<description><![CDATA[Şişmanlık ve kalp hastalığı için ciddi risk Aşırı tuz tüketimi kalbi vuruyor haberi Aşırı tuz tüketimi, yüksek tansiyon, kemik erimesi, böbrek hastalığı, mide kanseri, inme, şişmanlık ve kalp hastal Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği Genel Sekreteri Doç. Dr. Ülver Derici, &#8216;Aşırı tuz tüketimi, yüksek tansiyon, kemik erimesi, böbrek hastalığı, mide kanseri, inme, şişmanlık ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şişmanlık ve kalp hastalığı için ciddi risk<br />
Aşırı tuz tüketimi kalbi vuruyor haberi Aşırı tuz tüketimi, yüksek tansiyon, kemik erimesi, böbrek hastalığı, mide kanseri, inme, şişmanlık ve kalp hastal </p>
<p>Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği Genel Sekreteri Doç. Dr. Ülver Derici, &#8216;Aşırı tuz tüketimi, yüksek tansiyon, kemik erimesi, böbrek hastalığı, mide kanseri, inme, şişmanlık ve kalp hastalığı açısından ciddi bir risk faktörüdür&#8217; dedi.</p>
<p>Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği Genel Sekreteri Doç. Dr. Ülver Derici, 1–7 Şubat Dünya Tuza Dikkat Haftası dolayısıyla AA muhabirine yaptığı açıklamada, gereğinden fazla tuz tüketiminin başta hipertansiyon olmak üzere çok sayıda hastalığa yol açabileceğini bildirdi.</p>
<p>Bu yılın teması olarak &#8216;Tuz sağlığınıza zarar verebilir&#8217; sloganının seçildiğini anlatan Derici, &#8216;Aşırı tuz tüketimi, yüksek tansiyon, kemik erimesi, böbrek hastalığı, mide kanseri, inme, şişmanlık ve kalp hastalığı açısından ciddi bir risk faktörüdür&#8217; dedi.</p>
<p>Derici, Dünya Tuza Dikkat Haftası boyunca, aşırı tuz tüketiminin zararları hakkında toplumda farkındalığı artırmayı amaçladıklarını dile getirdi.</p>
<p>ERKEKLER, KADINLARDAN DAHA FAZLA TUZLU YİYOR</p>
<p>Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneğince 2008 yılında yapılan çalışmada, bir kişinin günlük tuz tüketiminin normalde olması gerekenin üç katı (ortalama 18 gram) olarak tespit edildiğini belirten Derici, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8216;Çalışmada, erkeklerin kadınlardan daha fazla tuzlu yediği saptanmıştır. Zeytin, peynir, turşu, salamura ve konserve gıdalar tuz oranı yüksek ve toplumumuz tarafından yoğun tüketilen gıdalardır. Ekmeğimizdeki (ortalama 300 gramlık ekmek) tuz miktarı yaklaşık yedi gram kadar olup günde bir ekmek tüketen birey zaten alması gerekeni fazlasıyla almaktadır.</p>
<p>Türk Hipertansiyon İnsidans Çalışması&#8217;na göre, Türkiyedeki hipertansiflerin miktarı dört yılda üç milyon artmış olup, toplumumuzun aşırı tuz tüketimi bu artışın önemli bir sebebi olarak görülmektedir.&#8217;</p>
<p>Derici, tuz kullanım miktarının toplumsal özelliklere ve coğrafi bölgelere göre değişebildiğini de ifade ederek, &#8216;Normal sağlıklı bireylerde günlük olarak yemeklerle alınması gereken ortalama tuz miktarı 5 gramdır (maksimum 6 gram)&#8217; dedi.</p>
<p>Bu miktarın üzerinde tuz tüketilmesi halinde, &#8216;kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm oranlarının yükseldiğini&#8217; vurgulayan Derici, fazla tuz kullanımının astım hastalığında da şikayetleri tetiklediğini bildirdi. Derici, bu nedenle, sağlığın korunması, dengeli beslenme alışkanlığının kazanılması ve olası hastalıklara karşı riski artırmamak için günlük alınan tuz miktarının azaltılması gerektiğini kaydetti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.harbidantel.com/sismanlik-ve-kalp-hastaligi-icin-ciddi-risk.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelik sırasında bir gebelik daha oluşurmu</title>
		<link>http://www.harbidantel.com/gebelik-sirasinda-bir-gebelik-daha-olusurmu.html</link>
		<comments>http://www.harbidantel.com/gebelik-sirasinda-bir-gebelik-daha-olusurmu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Feb 2010 07:14:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Merve</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[oluşurmu]]></category>
		<category><![CDATA[sırasında]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.harbidantel.com/?p=5393</guid>
		<description><![CDATA[Gebelik sırasında bir gebelik daha oluşurmu Hamile bir kadının gebelik sırasında tekrar gebe kalmasına engel olan bir çok neden vardır. Örneğin bir gebelik oluştuktan sonra kadında yumurtlama durur, ayrıca rahim ağzında müköz bir tıkaç oluşur ve bu da spermlerin rahim içerisine girmesini engeller. Bu yüzden gebelikten korunmanın en iyi yöntemi gebe kalmaktır diye espirili bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gebelik sırasında bir gebelik daha oluşurmu</p>
<p>Hamile bir kadının gebelik sırasında tekrar gebe kalmasına engel olan bir çok neden vardır. Örneğin bir gebelik oluştuktan sonra kadında yumurtlama durur, ayrıca rahim ağzında müköz bir tıkaç oluşur ve bu da spermlerin rahim içerisine girmesini engeller. Bu yüzden gebelikten korunmanın en iyi yöntemi gebe kalmaktır diye espirili bir söz söylenir.</p>
<p>Ancak çok nadir rastlanan bazı olgular gebe bir kadında gebelik devam ederken ikinci bir gebelik daha oluşabileceğini düşündürtmüştür. İki rahmi olan kadınların çok azında iki rahimde de gebelik oluştuğuna rastlanmıştır ki normalde iki rahmi olan kadınlarda ikinci rahim çoğunlukla fonksiyon görmeyecek şekildedir. Yine çok nadir rastlanan tuhaf bir durum da gebelik oluştuktan bir kaç hafta sonra tekrar ikinci bir gebelik oluşmasıdır buna süperfötasyon (superfetation) denir. Normalde ikiz gebeliklerde bebeklerin ikisi de aynı anda oluşmaya başlar fakat bu süperfötasyon durumunda birinci bebek oluştuktan birkaç hafta sonra tekrar bir yumurtlama ile ikinci bir gebelik oluşmaktadır ve ikizler arasında 1 aya yakın fark olmaktadır.</p>
<p>Yine dünyada çok nadiren rastlanmış bir durum da gebe bir kadının iki farklı erkekten aynı anda 2 bebek dünyaya getirmesidir, yani bu durumda ikiz doğan bebeklerin babaları farklıdır. Buna heteropaternal süperfekundasyon (heteropaternal superfecundation) denir. Bu durumun açıklaması şu şekilde olabilmektedir: kadının bir yumurtlama döneminde 2 yumurtlama olması ve bu dönemde iki farklı erkekle ilişkisi olması sonucu 2 farklı spermin bu 2 farklı yumurtayı döllemesi sonucu olabilir. İnsanlarda çok çok nadir rastlanmış olan bu duruma kedi ve köpek gibi hayvanlarda sık rastlanır.<br />
B.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.harbidantel.com/gebelik-sirasinda-bir-gebelik-daha-olusurmu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Topuk boyu ne kadar olmalıdır</title>
		<link>http://www.harbidantel.com/topuk-boyu-ne-kadar-olmalidir.html</link>
		<comments>http://www.harbidantel.com/topuk-boyu-ne-kadar-olmalidir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 Jan 2010 18:13:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Merve</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[boyu]]></category>
		<category><![CDATA[Kadar]]></category>
		<category><![CDATA[ne]]></category>
		<category><![CDATA[olmalıdır]]></category>
		<category><![CDATA[topuk]]></category>
		<category><![CDATA[topuk boyları]]></category>
		<category><![CDATA[topuk boyu ne kadar olmalı]]></category>
		<category><![CDATA[topuklu ayakkabı]]></category>
		<category><![CDATA[topuklu ayakkabı seçerken]]></category>
		<category><![CDATA[topuklu ayakkabının zararları]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek topuklu ayakkabının tehlikeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.harbidantel.com/?p=5057</guid>
		<description><![CDATA[Topuk boyu ne kadar olmalıdır Yüksek topuk; her kadına özgüven, cazibe, dişilik, güzellik, stil katan bir objedir. Fakat ince ve yüksek topuklu ayakkabıyı giyerken bazı noktalara dikkat etmezsek, birçok sağlık problemi doğacaktır. Uzmanlar değişkenlik gösteren topuk boyunun idealinin 5 santimetre altı olduğunu belirtiyor. İşte topuklu ayakkabı seçerken dikkat etmemiz gereken herşey! Ayak sağlığı için nasıl [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Topuk boyu ne kadar olmalıdır</p>
<p>Yüksek topuk; her kadına özgüven, cazibe, dişilik, güzellik, stil katan bir objedir. Fakat ince ve yüksek topuklu ayakkabıyı giyerken bazı noktalara dikkat etmezsek, birçok sağlık problemi doğacaktır. Uzmanlar değişkenlik gösteren topuk boyunun idealinin 5 santimetre altı olduğunu belirtiyor. İşte topuklu ayakkabı seçerken dikkat etmemiz gereken herşey! </p>
<p>Ayak sağlığı için nasıl ayakkabılar tercih edilmeli? </p>
<p>Yüksek topuklu ayakkabıların tercih edilmemesi her zaman daha iyi ve sağlıklı olanıdır. Ancak ince de olsa, dolgu topukta olsa değişmeyen şey yüksekliktir. Bu yüzden bu tür ayakkabıların ayak sağlığı açısından birbirine üstünlüğü yoktur. İkisi de çok uzun süre giyildiğinde ayak sağlığını olumsuz olarak etkiler. </p>
<p>Yüksek topuklu ayakkabılar vücut sağlığını nasıl etkiliyor? </p>
<p>İnsanlar yürürken 3 nokta teması esasına göre yürürler. Yani topuğumuz, 1. parmağımız ve 5. parmağımızı baz alan bir üçgen taban üzerine basarız. Yüksek topuklu ayakkabıların kullanımı ile topuk olması gerekenden daha yükseğe çıkarılınca yük dağılımı bozulur. En fazla yük taşıması gereken topuğa binen yük azalır ve sonuçta 1. parmağımız 5. parmağımıza göre daha fazla yük altında kalır. Bu durumun uzunca bir dönem devam etmesi de ayakta ve özellikle 1. parmak ekleminde deformasyonlara, aşırı basınçtan dolayı nasırlara ve yine yük dağılımının bozulmasına bağlı olarak tendon ve bağlarda zorlanmalara yol açabilir. </p>
<p>Giyilmesi gerekiyorsa, topuk yüksekliği kaç santimetre olmalıdır? </p>
<p>Yüksek topuğun yanı sıra, bir de ucu sivri olan ayakkabılar tercih edilirse de formasyon gelişimi kaçınılmaz olur. Ayak sağlığı açısından uygun olan topuk yüksekliği 5 santimetreyi geçmemelidir. Ayrıca ayakkabılar &#8216;mokasen&#8217; tipli olmalı, geniş kalıplı, içinde ayağımızın sıkışmadığı ayakkabılar kullanılmalıdır. </p>
<p>En fazla kaç saat yüksek topuklu ayakkabılar giyilebilir? </p>
<p>İki kadın düşünün: birine 4 santimetre topuklu, diğerine de 7 santimetre topuklu ayakkabı giydirip aynı saatte aynı işleri yaptıklarını hayal edin. Gün sonunda 7 santimetrelik topuklu ayakkabıyı giyen kişi diğerine oranla 7 kilometre daha fazla yol yürümüş gibi olacaktır. Yüksek topuklu ayakkabıların kullanımı için belirli bir saat vermektense ayak sağlığı açısından eğer bu tür ayakkabıları giymek bir zorunluluksa, ara ara çıkarıp dinlendirmek uygun olacaktır. </p>
<p>Ayak sağlığı için birkaç öneri </p>
<p>Akşamları 10-15 dakika ılık suda dinlendirin.<br />
Ayaklarınızı akşam 5 dakika havaya dikin.<br />
Ayak parmaklarınıza küçük hareketlerle ayak masajı yapın.<br />
Ayaklarınız suda dinlendirdikten sonra mutlaka küçük dairesel hareketlerle masaj yaparak krem sürün.<br />
Her gün aynı ayakkabıyı giymeyin, mutlaka bir gün ara verin.<br />
Ayakkabılarınızın hava almasına imkan tanıyın.<br />
Koruyucu ayak malzemeleri kullanın.<br />
Tırnaklarınız küt kesin ve fazla uzatmayın, kenarlarını yuvarlamayın.<br />
Ayaklarınıza mutlaka tam uyan ayakkabı giyin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.harbidantel.com/topuk-boyu-ne-kadar-olmalidir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erkek bebek için Eylül&#8217;de hamile kalın</title>
		<link>http://www.harbidantel.com/erkek-bebek-icin-eylulde-hamile-kalin-2.html</link>
		<comments>http://www.harbidantel.com/erkek-bebek-icin-eylulde-hamile-kalin-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 Jan 2010 10:47:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Merve</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[Eylül'de]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[Kalınca]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.harbidantel.com/?p=4732</guid>
		<description><![CDATA[Erkek bebek için Eylül&#8217;de hamile kalın Eylül ayında hamile kalan annelerin erkek çocuğa sahip olma olasılığının yaklaşık iki kat daha fazla olduğu belirlendi. 20146 Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı tarafından 2 bin 155 anne adayı ile yapılan araştırmada, eylül ayında hamile kalan annelerin erkek çocuğa sahip olma olasılığının yaklaşık iki kat daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>
Erkek bebek için Eylül&#8217;de hamile kalın<br />
Eylül ayında hamile kalan annelerin erkek çocuğa sahip olma olasılığının yaklaşık iki kat daha fazla olduğu belirlendi.<br />
20146<br />
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı tarafından 2 bin 155 anne adayı ile yapılan araştırmada, eylül ayında hamile kalan annelerin erkek çocuğa sahip olma olasılığının yaklaşık iki kat daha fazla olduğu belirlendi.</p>
<p>Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Osman Demirhan, anne adaylarına kız ya da erkek çocuk isteyip istemediklerini soran jinekologlar tarafından, Çin takvimine göre annenin yaşı ve gebe kaldığı ayın bebeğin cinsiyeti üzerindeki etkileri konusunda bilgi verildiğini söyledi.</p>
<p>Demirhan, birçok kadın doğum uzmanının tavsiye etmesine karşın bu takvimin açıklanabilir bir bilimsel izahının bulunmadığını ifade etti.</p>
<p>Annenin gebe kaldığı ay, yaşı, bazı çevresel faktörler ile alkol ve sigara kullanımının cinsiyet üzerine etkisi ve önerilen Çin takviminin doğru olup olmadığını ortaya çıkarmak için çalışma başlatıklarını belirten Demirhan, &#8220;Bu kapsamda ÇÜ Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı&#8217;na gelen 2 bin 155 anne adayı ile fakültenin Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Genetik Ünitesinde amniyosentez ile bebeğin doğum öncesi cinsiyet tayini ve anket çalışması yaptık&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Çin takvimiyle ilgisi yok&#8221;</p>
<p>Demirhan, araştırmada, anne adaylarının hamile kaldıkları ayın bebeğin cinsiyeti üzerinde Çin takvimi ile ilgili herhangi bir ilişki bulunmadığının ortaya çıktığını ifade etti.</p>
<p>Araştırmada, eylül dışındaki diğer aylarda istatistiksel olarak herhangi bir fark gözlenmediğini kaydeden Demirhan, şöyle konuştu:</p>
<p>Ancak, eylül ayındaki erkek-kız oranı diğer aylara oranla oldukça yüksek bulundu. Eylül dışındaki diğer aylar esas alındığında, erkek-kız oranı yaklaşık bire bir çıkarken (yüzde 50,5 erkek ve yüzde 49,5 dişi), bu oran eylül ayında erkek cinsiyeti yönünde yaklaşık iki katına yakın bir oranda saptandı (yüzde 64,2 erkek ve yüzde 35.8 dişi).</p>
<p>Bu durum, eylül ayında hamile kalan annelerin erkek çocuğa sahip olma şanslarının yaklaşık iki kat daha fazla olduğunu ortaya çıkardı.&#8221;</p>
<p>Biyolojik ritm</p>
<p>Demirhan, eylül ayında &#8220;sıcaklık düşüşü, gün uzunluğunun azalması ve yağışların başlaması&#8221; gibi mevsimsel değişikliklerin insanın biyolojik ritminde değişiklik yarattığına dikkati çekerek, &#8220;Mevsimsel ritm canlılarda seks oranını etkilemektedir. Biyolojik ritmde oluşan değişimin, Y kromozomu taşıyan spermin daha hızlı hareketine, dolayısıyla erkek cinsiyet oranın artmasına neden olduğu söylenebilir&#8221; dedi.</p>
<p>Demirhan, annenin kaldığı ev, yayla ve yazlık, alkol ve sigara alışkanlıklarının bebeğin cinsiyeti üzerinde herhangi bir etkisinin olmadığını da sözlerine ekledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.harbidantel.com/erkek-bebek-icin-eylulde-hamile-kalin-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diyetisyen Nil Şahin Gürhan’dan kış diyeti</title>
		<link>http://www.harbidantel.com/diyetisyen-nil-sahin-gurhan%e2%80%99dan-kis-diyeti.html</link>
		<comments>http://www.harbidantel.com/diyetisyen-nil-sahin-gurhan%e2%80%99dan-kis-diyeti.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 Jan 2010 07:06:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Merve</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Gürhan’dan]]></category>
		<category><![CDATA[KIŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Nil]]></category>
		<category><![CDATA[Şahin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.harbidantel.com/?p=4705</guid>
		<description><![CDATA[Diyetisyen Nil Şahin Gürhan’dan kış diyeti Giydiğiniz kat kat giysiler nasıl olsa kusurlarınızı gizler diye, abur cuburu fazla mı kaçırdınız? Üzülmeyin, Diyetisyen Nil Şahin Gürhan’ın hazırladığı kış diyetiyle, fazla kilolarınızdan kolayca kurtulacaksınız. 3923 Kış aylarında hareketsizlik nedeniyle daha kolay kilo alırız. Eğer spor da yapamıyorsanız, yandınız demektir. Diyetisyen Nil Şahin Gürhan ile kış aylarında nasıl [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Diyetisyen Nil Şahin Gürhan’dan kış diyeti<br />
Giydiğiniz kat kat giysiler nasıl olsa kusurlarınızı gizler diye, abur cuburu fazla mı kaçırdınız? Üzülmeyin, Diyetisyen Nil Şahin Gürhan’ın hazırladığı kış diyetiyle, fazla kilolarınızdan kolayca kurtulacaksınız.<br />
3923<br />
Kış aylarında hareketsizlik nedeniyle daha kolay kilo alırız. Eğer spor da yapamıyorsanız, yandınız demektir. Diyetisyen Nil Şahin Gürhan ile kış aylarında nasıl bir beslenme planı yapmamız gerektiğini konuştuk. Kendisi verdiği diyet listesiyle sağlıklı beslenerek kolay kilo vermenizi sağlayacak bir liste hazırladı.</p>
<p>Diyetisyen Nil Şahin Gürhan’dan kış diyeti listesi:</p>
<p>Günde 3 litre (15 su bardağı) su içilecek.</p>
<p>KAHVALTIDAN ÖNCE:</p>
<p>1 su bardağı ılık su<br />
1 su bardağı normal sıcaklıkta su</p>
<p>KAHVALTI:</p>
<p>2 dilim beyaz peynir (60 gr) veya 1adet yumurta + 1 peynir<br />
2 ince dilim ekmek (50 gr)<br />
Bol çiğ sebze</p>
<p>KUŞLUK:<br />
1 porsiyon taze meyve</p>
<p>ÖĞLEN:<br />
2- 3 köfte kadar et<br />
1 ince dilim ekmek<br />
Bol salata (az zeytinyağı ilaveli)</p>
<p>İKİNDİ:<br />
1 dilim beyaz peynir<br />
2 ince dilim ekmek (50 gr)</p>
<p>AKŞAM:<br />
8-10 yemek kaşığı sebze yemeği<br />
1 ince dilim ekmek<br />
1 su bardağı yoğurt veya 2 su bardağı ayran<br />
Bol salata (az zeytinyağı ilaveli)</p>
<p>GECE:<br />
2 porsiyon meyve</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.harbidantel.com/diyetisyen-nil-sahin-gurhan%e2%80%99dan-kis-diyeti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağız ve diş sağlığı için bazı öneriler</title>
		<link>http://www.harbidantel.com/agiz-ve-dis-sagligi-icin-bazi-oneriler.html</link>
		<comments>http://www.harbidantel.com/agiz-ve-dis-sagligi-icin-bazi-oneriler.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Jan 2010 10:14:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Merve</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Ağız]]></category>
		<category><![CDATA[ağız bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu ağız kokusu hangi hastalığın belirtisidir]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu giderici]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu giderme]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu giderme yolları]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu gidermek için]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu için]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu için ne yapmalı]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu nasıl geçer]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu nasıl gider]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu nasıl giderilir]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu nasıl oluşur]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu nasıl önlenir]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu nasıl yok edilir]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu neden olur]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu nedenleri ve tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu problemi]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu sebebi]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu sebepleri]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu tedavi merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[ağız neden kokar]]></category>
		<category><![CDATA[ağız protezleri]]></category>
		<category><![CDATA[ağız sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bakımlı dişler için ne yapmalı]]></category>
		<category><![CDATA[bazı]]></category>
		<category><![CDATA[bembeyaz dişler]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz diş]]></category>
		<category><![CDATA[çağdaş kışlaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda diş çektirme]]></category>
		<category><![CDATA[Diş]]></category>
		<category><![CDATA[diş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[diş bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[diş bakımı nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[diş beyazlatıcı]]></category>
		<category><![CDATA[diş beyazlatma]]></category>
		<category><![CDATA[diş beyazlatmak için]]></category>
		<category><![CDATA[diş çektirme]]></category>
		<category><![CDATA[diş çürümesi]]></category>
		<category><![CDATA[diş doktorları]]></category>
		<category><![CDATA[diş doktoru]]></category>
		<category><![CDATA[diş düşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[diş estetiği]]></category>
		<category><![CDATA[diş eti]]></category>
		<category><![CDATA[diş eti sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[diş fırçalama]]></category>
		<category><![CDATA[diş hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[diş hekimi]]></category>
		<category><![CDATA[diş mineleri]]></category>
		<category><![CDATA[diş operasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[diş problemleri]]></category>
		<category><![CDATA[diş sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[diş sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[diş taşları]]></category>
		<category><![CDATA[diş taşları temizletme]]></category>
		<category><![CDATA[diş tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[dişeti kanamaları]]></category>
		<category><![CDATA[dişler nasıl beyazlatılır]]></category>
		<category><![CDATA[dişleri düzeltme]]></category>
		<category><![CDATA[doğru diş fırçalama]]></category>
		<category><![CDATA[Dolgu]]></category>
		<category><![CDATA[estetik diş hekimliği]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte diş problemleri]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte diş]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte diş bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte diş problemleri]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı diş beyazlatma]]></category>
		<category><![CDATA[kötü ağız kokusu]]></category>
		<category><![CDATA[kötü nefes kokusu]]></category>
		<category><![CDATA[nefes kokusu nasıl geçer]]></category>
		<category><![CDATA[nefes kokusu nasıl giderilir]]></category>
		<category><![CDATA[nefes kokusu nasıl önlenir]]></category>
		<category><![CDATA[nefes kokusu neden olur]]></category>
		<category><![CDATA[nefes kokusu nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[nefes kokusu önleme]]></category>
		<category><![CDATA[nefes kokusu tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[nefes kokusunu geçirmek için]]></category>
		<category><![CDATA[nefes neden kokar]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı dişler için ne yapmalı]]></category>
		<category><![CDATA[sararmış dişler]]></category>
		<category><![CDATA[ve]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.harbidantel.com/?p=4643</guid>
		<description><![CDATA[Ağız ve diş sağlığı için bazı öneriler Ağız ve diş sağlığınız hakkında doğru bildiğiniz yanlışlar ve hiç bilmediğiniz detaylar burada… Ağız ve diş sağlığı ile ilgili konuşulan konu, yazılan yazı o kadar çok ki… Ama sağlığımız için her zaman söz konusu olan doğru bilinen yanlışlara ağız ve diş sağlığında da dikkat etmemiz gerek. Memorial Etiler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ağız ve diş sağlığı için bazı öneriler<br />
Ağız ve diş sağlığınız hakkında doğru bildiğiniz yanlışlar ve hiç bilmediğiniz detaylar burada…</p>
<p>Ağız ve diş sağlığı ile ilgili konuşulan konu, yazılan yazı o kadar çok ki… Ama sağlığımız için her zaman söz konusu olan doğru bilinen yanlışlara ağız ve diş sağlığında da dikkat etmemiz gerek. Memorial Etiler Tıp Merkezi Diş Hastalıkları Bölümü’nden Dt. Hacer Esved Alireisoğlu ağız ve diş sağlığıyle ilgili önemli önerilerini bizlerle paylaştı. Bunları biliyor muydunuz?</p>
<p>Yemeğin hemen ardından diş fırçalamayın!</p>
<p>Yemeklerden hemen sonra dişleri fırçalamak besinlerdeki asitlerin ağızda dağılmasına neden olduğu için dişleri zayıflatıyor. Dişleri yemeklerden en az bir saat sonra fırçalamak daha uygun.</p>
<p>Diş macununu ıslatmadan dişlerinizi fırçalayın</p>
<p>Diş macununun bilinenin aksine suyla ıslatılmaması gerekir. Islanan diş macunu etken maddesini kaybeder. Diş macunu leblebi tanesi büyüklüğünde kullanılmalıdır. Unutmayalım ki; diş macunu sadece diş fırçalamayı kolaylaştırıcı bir ajandır.</p>
<p>“Ne kadar uzun süre fırçalarsam o kadar iyi” YANLIŞ</p>
<p>Diş temizliği hakkında bilinen yanlışlardan biri de dişleri uzun süre ve sert şekilde fırçalayarak daha çok bakteri öldürüldüğü inancıdır. Yapılan araştırmalar iki dakikayı aşan fırçalamanın daha çok bakteri öldürmediğini gösteriyor. Dişlerin günde en az bir kez iki dakika süreyle çok sert olmadan fırçalanması ve diş ipi kullanımıyla ideal bir diş temizliği sağlanabilir. Sigara, çay ve kahve tüketimi fazla olanlarda meydana gelen dil pası kokuya neden olabilir. Bu durumda dişler fırçalandıktan sonra dili de fırçalamak gerekir.</p>
<p>Arıtıcı gıdalar mekanik bir temizlik sağlar</p>
<p>Doğal diş fırçası olarak bilinen elmanın yanı sıra çiğ havuç, patlamış mısır ve kereviz özellikle yemek aralarında tüketildiğinde mekanik bir temizlik sağlayacaktır.</p>
<p>Elma sirkesi diş lekelerini ortadan kaldırır</p>
<p>Sabahları elma sirkesiyle gargara yapın ve sonra dişlerinizi fırçalayın. Sirke, lekelerin yok olmasına, dişlerinizin beyazlamasına ve dişetlerinizdeki mikropların ölmesine yardım eder.</p>
<p>Ağız kokusuna karşı kahve çekirdeği çiğneyebilirsiniz</p>
<p>Ağız kokusu gündelik yaşamda insanı sosyal ve psikolojik olarak etkileyen bir rahatsızlıktır. Kötü ağız kokusu, hem kişiyi etkiler hem de çoğu zaman mahçubiyete sebep olur. Ağız boşluğunda yaşayan bakterilerin artıkları olan sülfürlü bileşikler kötü kokuya yol açar. Kahve çekirdeği çiğnemek bu sülfür bileşenlerini ortadan kaldırır.</p>
<p>Peynir asidin zararlı etkilerini önler</p>
<p>Meyve suları, tatlılar, sert kıvamlı şekerler, karamel, muz gibi yiyecekler dişlerde çürük oluşturma riskini artırıyor. Tatlı yedikten sonra süt, ayran içmek ve peynir yemek, şekerin ve ortaya çıkan asidin zararlı etkilerini önler. Ph seviyesini kontrol ettiğinden dişler için koruyucu kalkan oluşturur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.harbidantel.com/agiz-ve-dis-sagligi-icin-bazi-oneriler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yoga egzersizleri stresten arındırıyor</title>
		<link>http://www.harbidantel.com/yoga-egzersizleri-stresten-arindiriyor.html</link>
		<comments>http://www.harbidantel.com/yoga-egzersizleri-stresten-arindiriyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 07 Jan 2010 08:59:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Merve</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[arındırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[egzersizleri]]></category>
		<category><![CDATA[stresten]]></category>
		<category><![CDATA[Yoga]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.harbidantel.com/?p=4635</guid>
		<description><![CDATA[Yoga egzersizleri stresten arındırıyor İş stresi, yetişmeniz gereken yerler, aile, çocuklar… Biliyoruz endişelenecek çok şeyiniz var. Haklısınız fakat unutmayın, fazla stres size zarar verebilir. Stresten korunmak için size 4 zen hareketi öneriyoruz. Kendinize bir kadeh şarap daha doldurmaktansa bu hareketleri uygulayın. Stres hormonu kortizol seviyesini düşüren yoga sayesinde ruhunuzu dinlendirebilirsiniz. Yoga eğitmeni Gwen Lawrence tarafından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yoga egzersizleri stresten arındırıyor<br />
İş stresi, yetişmeniz gereken yerler, aile, çocuklar… Biliyoruz endişelenecek çok şeyiniz var. Haklısınız fakat unutmayın, fazla stres size zarar verebilir.</p>
<p>Stresten korunmak için size 4 zen hareketi öneriyoruz. Kendinize bir kadeh şarap daha doldurmaktansa bu hareketleri uygulayın. Stres hormonu kortizol seviyesini düşüren yoga sayesinde ruhunuzu dinlendirebilirsiniz. Yoga eğitmeni Gwen Lawrence tarafından tasarlanan bu dört yoga hareketi ile yeni yılı stresten arınmış bir şekilde geçirebilirsiniz. Bütün bu hareketleri uygulamak sadece 15 dakikanızı alacak. Böylece sonrasında ekstra kalorileri yakacak bir spinning dersine katılabilirsiniz. Bunu haftada üç kez uygulayın. Her bir hareketi iki, üç kez yaparak başlayın ama ilerleyen zamanda her birinin sayısını 21’e çıkarmaya çalışın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.harbidantel.com/yoga-egzersizleri-stresten-arindiriyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamilelikte hangi testleri yaptırmalısınız</title>
		<link>http://www.harbidantel.com/hamilelikte-hangi-testleri-yaptirmalisiniz.html</link>
		<comments>http://www.harbidantel.com/hamilelikte-hangi-testleri-yaptirmalisiniz.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Jan 2010 07:46:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Merve</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[amniyo sıvısı testi]]></category>
		<category><![CDATA[amniyosentez nedir]]></category>
		<category><![CDATA[ay ay hamilelik testleri]]></category>
		<category><![CDATA[down sendromu testleri]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik öncesi testler]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik şeker testi]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik testleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik öncesi testler]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik testleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelikte]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte ay ay testler]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte hangi testler yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte test takvimi]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte test zamanları]]></category>
		<category><![CDATA[hangi]]></category>
		<category><![CDATA[hangi ayda hangi test]]></category>
		<category><![CDATA[testleri]]></category>
		<category><![CDATA[ultrason]]></category>
		<category><![CDATA[ultrasonografi]]></category>
		<category><![CDATA[yaptırmalısınız]]></category>
		<category><![CDATA[yaşa göre hamilelik testleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.harbidantel.com/?p=4630</guid>
		<description><![CDATA[Hamilelikte hangi testleri yaptırmalısınız Gebelik öncesinde ve sırasında yaptırmanız gereken testleri biliyor musunuz? Hamilelik sırasında hangi testleri yaptırmak gerekir? Hamilelikte yapılan şeker taraması nedir? İkili test nedir ve neden yapılmalıdır? Üçlü test nedir, ne tür bulgular verebilir? Tarama testiyle down sendromlu çocuklar önceden teşhis edebilir mi? Tarama testleri ne zaman yapılır? Hamilelik sırasında yapılan testler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hamilelikte hangi testleri yaptırmalısınız<br />
Gebelik öncesinde ve sırasında yaptırmanız gereken testleri biliyor musunuz?</p>
<p>Hamilelik sırasında hangi testleri yaptırmak gerekir? Hamilelikte yapılan şeker taraması nedir? İkili test nedir ve neden yapılmalıdır? Üçlü test nedir, ne tür bulgular verebilir? Tarama testiyle down sendromlu çocuklar önceden teşhis edebilir mi? Tarama testleri ne zaman yapılır? Hamilelik sırasında yapılan testler hakkındaki tüm sorularınızın cevabı pudra.com’da…</p>
<p>Hamilelik testlerinin neden yapılır?</p>
<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Suat Süphan Erşahin gebelik testlerinin neden yapılması gerektiğini açıklıyor:</p>
<p>    * Hamileliğin kontrolünü sağlamak,<br />
    * Riskli bir gebelik olup olmadığını tespit etmek,<br />
    * Erken doğum, düşük ve zaman aşımı gibi konuları takip etmek,<br />
    * Anne adayının sağlıklı olup olmadığını tespit etmek,<br />
    * Hamilenin, varsa metabolik, kronik, genetik vb. hastalıklarını ortaya çıkarmak,<br />
    * Kadının gebelik için uygun olup olmadığını görmek,<br />
    * Bebeğin sağlığı hakkında bilgi edinmek,<br />
    * Doğum şekline karar vermek,<br />
    * Bebeğin anne karnında gelişimini, streste olup olmadığını ve anormallikleri görebilmek.</p>
<p>Yaşa göre yapılan testler değişiyor</p>
<p>Yapılan testlerde, anne adayının yaşının önemlidir. Dr. Erşahin’e göre, Down sendromu gibi genetik hastalıklar ve diyabet gibi metabolik hastalıkların anne yaşına göre değişkenlik gösteriyor. Mesela, amniyosentez 35 yaş üzeri annelere önerilirken, daha genç annelerde risk faktörü yoksa önerilmiyor.</p>
<p>Testler nasıl yapılıyor?</p>
<p>Hamilelik testleri kan ve idrar alımı yoluyla, anne karnından girilerek bebeğin kordon kanının alınması, anne karnından girilerek amniyon sıvısı alınması, yine anne karnından girilerek plansental parçaların alınması ve NST, USG cihazlarının kullanımıyla gerçekleştiriliyor.</p>
<p>Hamileliğin hangi ayında hangi testleri yaptırmalısınız?</p>
<p>Gebelik öncesi testleri</p>
<p>    * Smear<br />
    * Hemogram (Kan sayımı)<br />
    * Rutin biyokimya testleri (Demir, kolesterol, kalsiyum, klor, fosfor, potasyum, sodyum, üre, ürik asit gibi pek çok testi içerir)<br />
    * TORCH taraması, IGM &#8211; IGG tespiti (Bebeğin ana rahmindeyken mikroplu bir hastalığa yakalanıp yakalanmadığını ortaya çıkarmak için yapılan enfeksiyon testleri)<br />
    * Hepatit<br />
    * HIV<br />
    * Tiroit testleri<br />
    * Varsa kronik, genetik ve cinsel hastalıkları ile ilgili testler<br />
    * Akraba evliliği ve genetik anomalili hamileliklerde genetik test</p>
<p>1. ay</p>
<p>    * Yapılmadıysa hamilelik öncesi testler<br />
    * Yapılan aşıların kontrolleri<br />
    * USG (ultrason) ile takip </p>
<p>3. ay</p>
<p>    * İkili test (Down sendromu olup olmadığını tespit etmek için yapılan testlerden ilkinde, bebeğin ense kalınlığı ölçümü; ikincisinde anneden kan alınarak gebelik hormonu ile gebeliğe özgü plazma proteini ölçümü yapılır.)<br />
    * Hemogram takibi (Kan sayımı)<br />
    * USG (ultrason) takibi<br />
    * Gereğinde CVS (Genetik hastalık tespiti için)<br />
    * Üçlü test (Down sendromu tespiti için anneden alınan kanda üç ayrı hormon ölçümü yapılır.)<br />
    * Gecikmiş vakalarda dörtlü test (Down sendromu tespiti için anneden kan örneği alınarak dört değişik maddedin düzeyi saptanır.)<br />
    * Gerekirse amniyosentez (Down sendromu testlerinde risk saptandığı takdirde kesin tanının konulması için bebekten sıvı alınması), kordosentez (kalıtsal kan ve metabolizma hastalıklarının tespiti için ultrason kontrolü altında karın duvarından girilerek göbek kordonundan bebeğe ait kanın alınması.)</p>
<p>5. ve 6. ay</p>
<p>    * İkinci düzey USG (Detaylı ultrasonografi), Doppler USG (Kan damarlarında kan akımlarının ölçülmesiyle gelişme geriliği olup olmadığı ile ilgili öngörüde bulunmayı sağlayan ultrasonografi)<br />
    * OGTT (Oral glukoz tolerans testi &#8211; Gebelikte şeker hastalığı tanısı için yapılan şeker yükleme testi. Hiçbir belirti vermeden de gelişebilen gebelik şekeri 24-28’inci gebelik haftaları arasında yapılan iki farklı testle araştırılır. Diyabet açısından daha yüksek risk altında olanlara 100 gram glikoz yüklemesi ile OGTT adı verilen tanı koydurucu test, riski düşük olan anne adaylarına ise 50 gram glikoz ile PPG adı verilen tarama testi uygulanır. OGTT&#8217;de birer saat aralıklarla toplam dört kez kan şekeri ölçümü yapılırken PPG&#8217;de yalnızca birinci saat tokluk kan şekeri ölçülür.)</p>
<p>7. ay</p>
<p>    * Gerektiğinde indirek coombs testi (Kan uyuşmazlığı teşhisi için yapılır.)</p>
<p>8. ve 9. ay</p>
<p>    * USG (ultrason) ile takip<br />
    * NST takibi (Cihaz yardımı ile bebeğin hareketleri sonucu kalp atışındaki artma ve azalmaların saptanması, bunun bir kağıda yazdırılması testi)</p>
<p>Hamilelik testleri annenin ve bebeğin sağlığı açısından çok önemli. Hamileliğinizin durumu ve bu konuyla ilgili sorularınız için doktorunuza danışmayı ihmal etmeyin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.harbidantel.com/hamilelikte-hangi-testleri-yaptirmalisiniz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Menopoza Girme Yaşı</title>
		<link>http://www.harbidantel.com/menopoza-girme-yasi.html</link>
		<comments>http://www.harbidantel.com/menopoza-girme-yasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Jan 2010 19:30:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Merve</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Girme]]></category>
		<category><![CDATA[Menopoza]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.harbidantel.com/?p=4560</guid>
		<description><![CDATA[Menopoza Girme Yaşı Bir kadının ortalama menopoza girme yaşı 49.3 ±5 olarak kabul edilmektedir. Kadınların yaklaşık %1&#8242;i 40 yaşından önce menopoza girer. Menopoza girme yaşı kalıtsal olarak belirlenmiştir ve ilk adet kanaması yaşı, emzirme, doğum kontrol hapı kullanımı, ırk, eğitim, boy ve son gebelik yaşı gibi değişkenlerden etkilenmez. Sigara kullanımı yumurta hücrelerinin ölümüne neden olduğundan, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Menopoza Girme Yaşı<br />
Bir kadının ortalama menopoza girme yaşı 49.3 ±5 olarak kabul edilmektedir. Kadınların yaklaşık %1&#8242;i 40 yaşından önce menopoza girer. </p>
<p>Menopoza girme yaşı kalıtsal olarak belirlenmiştir ve ilk adet kanaması yaşı, emzirme, doğum kontrol hapı kullanımı, ırk, eğitim, boy ve son gebelik yaşı gibi değişkenlerden etkilenmez. </p>
<p>Sigara kullanımı yumurta hücrelerinin ölümüne neden olduğundan, özellikle günde 20 adet ve daha fazla sigara içen kadınların menopoza girme yaşlarının 1-2 yıl geriye gittiği belirlenmiştir. </p>
<p>Bazı bilimsel veriler: </p>
<p>Hiç doğum yapmamışolan kadınların menopoza erken girdikleri gözlemlenmektedir. </p>
<p>Çalışmalar anne ile kızın aynı yaşlarda menopoza girdiklerini göstermektedir. Bu durum menopoza girme yaşının kalıtsal özelliklerle yakın ilişkide olduğunu düşündürmektedir. </p>
<p>Beslenme bozukluğu olan ve vejetaryen beslenme tarzı benimseyen kadınların nispeten daha erken yaşlarda menopoza girdikleri görülmektedir. </p>
<p> Aşırı alkol kullanan kadınlar menopoza daha geç girmektedirler. Bunun en muhtemel nedeni alkolün karaciğerdeki etkileri nedeniyle bu kadınlarda östrojen hormon seviyelerinin daha yüksek olmasıdır. </p>
<p>Düşük kilolu kadınlar menopoza daha erken girme eğilimindedir. Bu durum bu kadınların yağ dokusunun östrojen üretimine katkısından faydalanamamalarından kaynaklanır. </p>
<p>İş yaşamı ve diğer yaşam şartlarının menopoza girme yaşını etkilediği düşünülmemektedir. </p>
<p>Yüksek yerlerde yaşayanlar menopoza daha erken girmektedir. </p>
<p>Yumurtalıkların kan dolaşımının etkilendiği bir jinekolojik ameliyat geçiren kadınlar (rahimin alınması gibi) menopoza daha erken bir yaşta girebilirler. </p>
<p>Rahim içi gelişme geriliği ile (düşük kilolu) doğan kadınlar menopoza daha erken girmektedirler </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.harbidantel.com/menopoza-girme-yasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
